Hükümetler Sermaye İçin Diasporalarına Yöneldiğinde
Nijerya 300 milyon dolar topladı. Yatırımcılar 690 milyon dolar teklif etti. Gerçek hikaye, sonraki aşamada neler olacağı.
Nijerya 300 milyon dolar topladı. Yatırımcılar 690 milyon dolar teklif etti. Gerçek hikaye, sonraki aşamada neler olacağı.
Haziran 2017'de, Nijerya Federal Hükümeti ilk kez diasporaya yönelik bir tahvil ihraç etti.
Hükümet 300 milyon dolar talep etti.
Siparişler 690 milyon dolara ulaştı.
İhraç — Londra Borsa'sında listelenmiş ve ABD ile Birleşik Krallık'taki perakende yatırımcılara açık — %130 oranında aşırı talep ile kapandı ve 2022'de vadesinde tamamen geri ödendi.
İşlem genellikle başarılı bir tahvil ihracı olarak çerçeveleniyor.
Bu, asıl noktayı kaçırıyor.
Sinyal, icra değil. Aşırı talep idi.
Küresel bir yatırımcı tabanı zaten mevcuttu — sermaye mevcut, ancak bunu kullanmanın yapılandırılmış bir yolu yoktu.
Diaspora akışları Afrika ekonomilerine tarihsel olarak bir biçimde gelmiştir: havaleler.
Bu akışlar tüketimi finanse ediyor — konut, eğitim, hanehalkı giderleri — ancak nadiren gönderen için uzun vadeli getiriler sağlıyor.
Nijerya’nın tahvili ikinci bir kanal tanıttı: yatırım.
O zaman:
Fark, artı değil. Yapısaldır.
Düşük getiri sağlayan hesaplarda pasif olarak tutulan sermaye, ana piyasalara bağlı daha yüksek getiri sağlayan devlet tahvillerine yönlendirilebilir.
Bu kayma — havaleden yatırıma — diaspora tahvili tezinin temelini oluşturuyor.
Diaspora tahvili, bir hükümet tarafından ihraç edilen ve özellikle yurtdışında yaşayan vatandaşlarına yönelik bir devlet borç aracıdır.
Yapısal olarak, yeni değildir. Standart sabit gelir mekaniklerini takip eder:
Farklı olan dağıtımdır.
Hükümetler, kurumsal yatırımcıları hedeflemek yerine bireyleri — profesyonelleri, iş sahiplerini ve diaspora topluluklarındaki yatırımcıları hedefliyor.
Bu, hem erişimi hem de fiyatlandırmayı değiştiriyor.
Nijerya’nın 2017 ihracı referans vaka olarak kalıyor.
Bireysel bir yatırımcı için ekonomi açıktı.
5,000 dolarlık bir yatırım, yıllık yaklaşık 281 dolar faiz getirdi ve vade sonunda tam anapara geri ödendi.
O dönemde gelişmiş piyasa tasarruf ürünlerine göre, getiri primleri önemliydi.
Gelişen piyasa riski açısından, fiyatlandırma rekabetçiydi.
Bu denge, ihracı başarılı kılan unsurdu.